2.08.2009

Zizou'nun ziyaretleri





Ülkesinde öyle seviliyor ki Zizou... Her gittiği yerde krallar gibi ağırlanıyor, devlet başkanlarının görmediği ilgiyi görüyor. Havalimanına inişiyle beraber bir heyecan sarıyor tüm ülkeyi. Nasıl ki her yeni transferde bizim taraftarımız koşuyorsa dış hatlar kapısına, burada da durum farklı değil. Zidane ne zaman gelse Cezayir'e, hep aynı coşku hep aynı heyecan. Futbolu, özellikle de Zidane'ı bu denli seven onca insan varken kesinlikle sırtı yere gelmez bu adamın. Farklı farklı sebeplerle geldiği oluyor Cezayir'e. Bazen resmi törenler, bazen açılışlar, bazen reklam filmleri bazen de özlem duygusu getiriyor sanırım onu bu topraklara. Ama emin olduğum bir şey var, hala futboldan ve Cezayir'den ekmeğini çıkarıyor. Zaten bu konuya daha önce de değinmiştim.

Bu ülkede sevilen çok adam yok. Ama sevdikleri zaman da taparcasına seviyorlar. Mesela Devlet başkanı Abdelaziz Boutaflika. 4 dönemde de seçildi ve 1999 yılından beri ülkenin Başbakanı. Ömrü vefa ettiği sürece de devam edecek gibi görünüyor. Son seçimlerde %80 civarında oy alması bunun bir göstergesi. Sorsan büyük bir kesim memnun değil ama yine de memnun olan olmayan herkes oy veriyor.


Zizou'nun son ziyaretlerinden birisinde bir araya geldi bu iki isim. Ve bu büyük buluşmada onurlandırıldı Zidane. Bizdeki üstün hizmet ödülü gibi bir ödül verildi sanırım. Zidane onuruna yemekler, resepsiyonlar, çeşitli geziler, açılışlar, ziyaretler vs.vs.

Tam bir halk kahramanı aslında. Nerden geldiğini ve ne olduğunu unutmayan bir adam Zidane. Bunu da zaman zaman göz önüne sermekten çekinmiyor. Yaptığı gezilerde halkıyla bir araya geliyor, çocuklarla top koşturuyor. Ülkede futbolun sevilme nedenlerinin başında bu adamın başarıları var kuşkusuz. Zidane sayesinde öyle bir noktaya gelmiş ki futbol, iş bıraktırıyor insanlara. Şaka falan değil ha ciddi ciddi iş bırakma sebebi bu ülkede futbol.

Dünya kupası eleme grubunda Cezayir ve Mısır karşı karşıya geldi geçtiğimiz günlerde. (aha burada:http://sozluk.sourtimes.org) Orada yazdığım zaman da belirtmiştim. Mısır maçının akşam saatlerinde olması ve hafta içine denk gelmesi (burada pazar günleri tatil değil) ve çalıştığım işyerinde mesainin 7/24 devam ediyor olmasından dolayı, bolca devamsızlık yapılacaı endişesiyle o gece çalışacak olan vardiya iptal edildi. Ve bu kararın uygulanmasını sağlayan da bizim patron. Böyle bir patronum olduğu için sevinmeyli miyim, şaşırmalı mıyım bilemedim açıkçası.

Cezayir'deki futbol sevgisinin ne noktalara geldiğini bir nebze anlatabilmişimdir umarım. Ve bu sevgideki en büyük payın sahibi de malum. Emin olun ki Zidane her Cezayir'e geldiğinde bu sevgi giderek artıyor. Aynı duygular diğer oyuncular için bu kadar geçerli değil.



1 yorum:

Cihad TÜRKSOY dedi ki...

ben kısa şortla sokakta kum oynarken bile zidane hayranıydım , ama Türkiye ziyaretinde ne yazıkki Kıbrısta bulunuyodum... çok üzülmüştüm ...